Haziran 24, 2010

Çağrı

Ömer İnanç

Ömer İnanç, ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü’nde asistandı. Doktorasını Paris’te yaparken FKP (Fransız Komünist Partisi) üyesi olmuştu; Türkiye’ye döndükten sonra da TİP (Türkiye İşçi Partisi) üyesi. Ömer İnanç, aynı zamanda ODTÜ SFK (Sosyalist Fikir Klübü) üyesi idi.

Aralık 1967’de intihar ettiği iddia edildi. Cenazesi Ankara Hacıbayram Camiinden kaldırılmıştı. TİP genel başkanı Mehmet Ali Aybar ve diğer TİP yöneticileri de cenazeye katılmıştı.

Bu sayfalar, Ömer İnanç ile ilgili bilgi toplamak, onunla ilgili anıları derlemek amacıyla açılmıştır.

Lütfen kendisiyle ilgili bilgi, belge, anı, fotoğraf sahibi olanlar bağlantı kursunlar.

İletişim için:
aysenhadimioglu@gmail.com
oyg.simurg@gmail.com

Bir değerin kaybolmasına engel olalım.

Aralık 21, 2011

Çetin Yetkin ile Görüşme

Ayşen Hadimioğlu

Ömer İnanç’ın 7 yaşından itibaren çocukluk arkadaşı olan Dr Çetin Yetkin’in (emekli prof.) telefon irtibatı ve Ömer İnanç’ın vasiyeti üzerine yeni yazdığı anı kitabını göndermesi üzerine tanıştım. Ömer’i tanıyıp intihar etmesine inanmış tek kişi olarak beni hayrete düşürdü. “Bunamanın ya da ölümün eşiğinde” ismini verdiği kitapçıkta adı geçmemesine rağmen Ömer’in ölüm ilanındaki bilgi ile sunulan aktarımı kimliği açıklıyor. Fransız kültürdeki Fransızca öğrenimi ve Ankara‘da Hacıbayram Camiindeki bir imamdan Arapça öğrenme çabasına beraber başladıklarını ve 2 ders sonra Fransız hocanın işareti ile 1 ay Fransa’ya gönderilip Fransız Kültüre öğretmen atandığını, Arapçayı da 2-3 derste öğrenip dersin hocası tarafından öğreteceğim bir şey kalmadı dendiğinin tanığı olduğunu aktardı.

Ömerin intihara sürüklenmesinde annesinin onu anlamayan aşırı korumacılığının, aşık olduğu ve evlendiği kadınlar arasında sıkışıp kaldığının ve üstün zekasıyla oransız kadınlar karşısındaki yetersizliğinin bu arkadaşınca *doğal* sonucu olarak intiharı seçtiğini aktarmaya çalıştı.

Kitaptaki bilgilerin Ankara Bahçelievler Semtindeki mahalle arkadaşlığı, TED koleji ve ODTÜ-HUKUK fakültesi bağlamlı anıları aynı ortamdaki beni bile endişelendiren bir bunalım yumağı idi. Bu durumun aile müdahalesini davetini anlamak benim için kolay oldu. Sn Çetin Yetkin mahalle arkadaşları olan Ergin hanımın Sevim-Sevinç adını şaşkınlıkla karşıladı, Neden ilanda ve Almanya’da tanıyanlarca dahi Sevim-Sevinç olduğu sorusunu ise bilemedi.

Ömer’in annesinin ölüm gecesi bağırıp çağırarak kendilerini üzdüğünü, özellikle deha ile şizofreni arasında gidip gelen Ömer olarak değerlendirdiği o günkü bunalımın kendisi ve çevresindeki herkesçe anlaşılamadığını ifade etti.

Teyzesi ile kaldığı için genişçe olan evinin ömer için sığınak olduğunu, evlendiği Ergin’in de evinde kaldıklarını, Ergin Hanımın Veteriner Hekim olan general babasının da komşuları olduğunu bahsetti. Ama evliliği kaldıramadığı bu evlilikte ben “mezardayım” deyişinin Paris’ten gönderdiği mektubunda ifade edildiğini söylemeliyim. Ergin hanımın da mezarının üstünde gerşekleştirmek istediği bir etkinlik karşılıklı bu mektuptan onun da haberdar olduğunu zannettirdi.

Ergin Günçe’nin ODTÜ’lü öğrencileri ile arasının açılmasında rol oynaması ile sona ermesinin de Ömer’de travma etkisi yarattığını eklemek istedi.

Sn Dr.Çetin Yetkin zannetmeleri üzerine kurguladığı varsayımlarında çeliştiğimiz için kendi hayatını ve kitaplarını bahsetmeyi yeğ tuttu.

Sanırım bu sayfayı açmamızdan sonra aynı zaman diliminde bu konuda kitap yazan Sn.emekli prof. ve eski savcilardan dr Çetin Yetkin intihar ettiğine kani. İntiharın ailelerce reddini de anlayışla karşılayan bir deneyimli savcı mantığına sahip. Kendisi ile isterse tekrar görüşürüz ama ben bu görüşmeden sonra Ömer’in öldürüldüğüne adam akıllı inandığımı söylemeliyim.

Dehalar sinik sinsilikleri hele de bunalımlı kıskançlıkları hiçbir zaman kaldıramıyorlar. Bu ülkedeki farklı olanlar uydurmasyon sistem uşakları tarafından dolayımlı da olsa hep harcanıyor.

Haziran 29, 2010

Ömer İnanç için

Ayşen Hadimioğlu

Dr. Tahir İnanç ve Av. Şeminur İnanç’ın oğulları Ömer İnanç ve Ezel İnanç… şu anda hiçbiri yaşamıyor.

Ömer, ODTÜ Ekonomi bölümünde asistan iken arkadaşları ve öğrencileri ile yaptığı bir toplantı sonrası öldü. Ailesi ve özellikle annesi sakin tabiatlı, serin kanlı ve şiddet içermeyen önermelerinden dolayı ağır eleştiriye maruz kaldığı ve bu yüzden duygusal bir karmaşa ile intihar ettiğine hiç inanmadı.

Parlak bir öğrenci olması, birlikte olduğu devrimci arkadaşlarının bu ülkenin geleceği için temel taşı olabilecek duruşları, yaşayanlar kadar ölen-öldürülen–idam edilenlerle bir bütünlük içinde anılmalarını, yeni nesle anlatılmalarını hakediyor, görüşündeyiz.

Biz aile yakınları ve hemşehrileri olarak, aile büyüklerimiz ve model aldığımız Ömer İnanç’ın şahsında bütün dönemsel arkadaşlarını tanımak, anmak ve yaşayanların anılarını burada toplamak isteğindeyiz. Kısa bir seslenişle katkılarını, değerli anılarını ve herhalde saygıya mazhar olacak geçmiş mücadelelerini Ömer İnanç sayfasıyla güncellemek için davetimizi tekrarlıyoruz.

Haziran 24, 2010

Milliyet 23 Aralık 1967